Wizard Animation gerçek lezzetler - Blogcu



gerçek lezzetler

8/5/2009

ZERDE VE GÜNÜN SONUNDA ANNEM


-“Bugün annen için bir şeyler yapmak ister misin, mutfakta?” dedi, içimdeki ses…

-“Neden olmasın, isterim tabi ki...”

-“Peki acılı mı olsun istersin, tatlı mı?”

-“Tatlı olsun, ben zaten yeterince acılandırıyorum onun hayatını, bari yapacağım şey tatlandırsın hayatını” dedim ve içimdeki dışarı fırlayan sesi harekete geçirmek için girdim mutfağa…

Kimilerine yapımı zor gelecek belki ama hak etmeli her anne “zerde” gibi enfes ve zengin lezzeti…

ZERDE
Malzemeler
2 kahve fincanı pilavlık pirinç(125 gr)
1,5 su bardağı toz şeker
1 çorba kaşığı nişasta(15 gr)
2 tutam safran(1,5 gr)
6 su bardağı su
Üzerini süslemek için:
Siyah kuş üzümü, dolmalık fıstık, fındık, nar taneleri
Yapılışı
Safranı 1 su bardağı sıcak suda ıslatalım.
Pirinçleri ayıklayıp yıkadıktan sonra, su ve tozşekerle birlikte ocağın üzerine koyalım.
Pirinçler iyice pişip yumuşayınca, 1 su bardağı safranlı suyu (isterseniz safranları süzebilirsiniz) ve yarım su bardağı suda ezdiğimiz nişastayı tencereye ilave edip, hep aynı yöne karıştıra karıştıra, muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirelim.
Kaselere bölüp, soğumasını bekleyelim.
Soğuduktan sonra üzerlerini süsleyelim.
Not:safran pahalı olduğu için, safranın rengini bir miktar zerdeçal ilede verebilirsiniz.
Arzu edenler gülsuyu da ekleyebilirler…Biz ekledik çok güzel oldu...


Bulunduğumuz ay içersinde kutlamaya hazırlandığımız “anneler günü” münasebetiyle ilgili, sizinde kendinizden bir şeyler bulacağınızı düşünerek bir yazı  paylaşmak istiyorum sizlerle...

Ve bir kez daha inanıyorum “kutsal”lığına annelerimizin...Sevginin, şefkatin, merhametin, emeğin, düşüncenin abidesi eşsiz varlıkların kutsallığına...“Cennet gerçekten de annelerin ayakları altındadır.” Onlar olmasa çocuklar ne yapar, onlar olmasa eşler ne yapar, onlar olmasaydı insanlık ne yapardı?

Peki siz hiç düşünmüş müydünüz?


    GÜNÜN SONUNDA ANNEM

   Akşam annemle babam televizyon seyrediyorlardı.Annem, “Geç oldu, zaten yorgunum, ben yatıyorum!” dedi.Annem kalktı mutfağa gitti.Çerez-meyve tabaklarını yıkadı, kaldırdı.Kirli bardak ve tabakları bulaşık makinesine yerleştirdi.Sabaha hazır olsun diye çaydanlığı doldurdu, demliğe çay koydu.Şekerliğe baktı, dibinde az kalmış, üstüne ekledi.Kahvaltı için ekmek çıkardı, akşam yemeği için çözülsün  diye de eti buzluktan çıkardı, aşağıya koydu.Kahvaltı masasını hazırlamak için masanın üstündekileri topladı.El telefonunu şarja koydu.Sonra çamaşır makinesinden ıslak çamaşırları çıkarıp astı ve makineyi tekrar doldurdu.Banyodaki çöp sepetini boşalttı.Islak bir havluyu kurusun diye duş perdesinin borusuna astı.Bir gömlek ütüledi, kopuk düğmesini dikti.Çiçekleri suladı.Eneyerek gerindi ve yatak odasının yolunu tuttu.Çalışma masasının yanından geçerken durdu, eğildi, sandalyenin altına girmiş ders kitabını aldı, masanın üstüne koydu.Kek tarifleri defterini çıkardı, arkadaşına söz verdiği tarifi bir kağıda yazdı, çantasına koydu.Marketten alınacakları not etti, notu da çantasına koydu.Sonra gitti dişlerini fırçaladı, abdestini tazeledi.İçeriden ”Sen yatmaya gitmemiş miydin?” diye seslenen babama “Şimdi gidiyorum!” deyip kapıları pencereleri kontrol etti, holdeki lambayı yaktı.Kardeşimin odasına gitti, oğlan uyumuş, lambasını söndürdü, bilgisayarını kapattı, gömleğini astı, yerdeki kirli çorapları toplayıp sepete attı.Bana geldi, Haydi yat artık, biraz da yarın çalışırsın.” dedi.Hayırlı geceler!” dedi.Kendi odasına gitti, saati kurdu, ertesi gün giyeceklerini hazırladı.6 maddelik acil işler listesine 3 madde daha ekledi.Kendi kendine iyi geceler diledi, hayallerinin gerçekleştiğini gözünün önüne getirdi.O sırada babam televizyonu kapattı, ortaya öylece bir Ben yatıyorum! dedi ve gitti yattı.Şimdi artık sizde yatın ! İyi uykular!

10/1/2009

ISPANAKLI ALT ÜST BÖREK ve :(



Sıcacık, neşe saçarak,  “merhaba” dedi, sarı saçlı, güleç kız bugün İstanbul’a…

Her ne kadar neşeyle, pırıl pırıl saçsa da ışınlarını, soğuktu hava…Hatta çok soğuk…Kış güneşi aldatıcı olurmuş bu da böylesi bir gün galiba…

Her neyse güneşin bana gülümsediği her an benim için değerli ve güzel…

Ben güneş kızıyım, yazın gelmesini sabırsızlıkla bekleyenlerdenim…

Kışın insanlar her nedense börek çöreğe, hamur işlerine daha bir düşkün oluyorlar…Daha çok acıkıyorlar ya da…Aslında daha hareketsiz bir yaşam sürülüyor kış vakitlerinde…

İnsanın canı da ıspanaklı börek çekermiş böyle anlarda…Çıtır çıtır içerisinde yeşilliğiyle gayet lezzetli bir börek, ıspanaklı alt üst böreği…Büyük balığın küçük balığı yediği şu dünyada yaşamak için yemek şart...bizimde yediğimiz şey olsun ıspanaklı altüst börek...

 
ISPANAKLI ALT ÜST BÖREĞİ
Malzemeler
Hamuru için
2 çorba kaşığı sirke
Elenmiş 1 kg un
100 gr margarin
2 adet yumurta
1 tatlı kaşığı tuz
Kabartma tozu
Yeterince ılık su
Hamurun arası için
150 gr erimiş margarin
İçi için
1 kg ıspanak
2 adet kuru soğan
1 tatlı kaşığı biber salçası
2 çorba kaşığı sıvıyağ
Tuz, karabiber
Üzeri için
1 yumurta , 1 çorba kaşığı sıvıyağ
Yapılışı
Bütün malzemeleri karıştır, su yardımıyla kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yoğurun.
15 dakika dinlendirin.Hamuru ikiye bölün.
Hamuru 2 cm kalınlığında merdane yada oklava yardımıyla açın.
Eritip soğuttuğumuz margarinle yağlayalım.
Karşılıklı kenarları birbirine bakacak şekilde bohça gibi katlayalım.
Buzdolabında yağı donması için bekletelim.
İçi için, kuru soğanı küp doğrayıp sıvıyağda kavuralım.salçasınıda ekleyelim.
Ayıklayıp yıkadığımız ıspanakları ince kıyıp soğanlara ilave edelim.suyunu salana kadar pişirelim.
Baharatlarını ve tuzunu ekleyip suyunu süzelim.
Fırın tepsisini yağlayalım.
Hamurun bir tanesini tepsi büyüklüğünde açıp tepsiye yerleştirelim.
Harcı üzerine koyalım.Diğer hamuruda açıp harcın üzerine kapatalım.
Üzerine sıvıyağla çırpılmış yumurta sarısı sürüp 170 derecede pişirelim.



Saçı uzun yada kısa, deve yada cüce, şişman yada zayıf,başı kapalı yada açık,

düşünüyor yada düşünmüyor, Kürt yada Türk…

Değil mi ki;

Biz insanız...

biz aynı anne babadan doğmayız.

biz kardeşiz.

biz arkadaşız.

biz sırdaşız.

biz sevgiliyiz.

biz canız, 'can'a nasıl kıyarız.

biz dostuz, düşman değiliz.

biz düşünüyoruz, düşündükçe büyüyoruz.

biz İNSANIZ

BİZ EŞREFİ MAHLUKATIZ(yaratılmışların en şereflisi)

 BEN İÇİN, SEN İÇİN, BİZ İÇİN, ONLAR İÇİN
VE EN ÖNEMLİSİ BİTSİN ARTIK BU LANET SAVAŞ DİYEN
DÜNYANIN BİR YERLERİNDE SESSİZCE
DAVALARINI SAVUNAN, MÜSLÜMAN OLAN,
TOPRAKLARI İÇİN SAVAŞAN,
ANNESİZ, BABASIZ, KİMSESİZ ,
MASUM, SUÇSUZ, SAVUNMASIZ,
MİNİK BEBİŞLER İÇİN...:(

 BURNUMDA HİSSETTİĞİM KAN KOKUSUNUN,
RUHUMDA HİSSETTİĞİM BİR ŞEY YAPAMAMANIN VERMİŞ OLDUĞU ACİZLİĞİN,
BİR AN ÖNCE DİNMESİ İÇİN...
DUALARDA BULUŞALIM VE DUALAŞALIM...LÜTFEN….

Hayat devam ediyor, bütün acımasızlığıyla...

22/12/2008

ARNAVUT CİĞERİ


Yine geç kaldım:((Herkesin geçmiş Kurban Bayramı mübarek olsun…Bayram bütün güzelliğiyle yaşandı ve bitti…Kavurmalar pişti, tatlılar yendi, akrabalar ziyaret edildi, hiç görüşemeyen insanlar bu vesileyle bir araya geldi…Yine bayramın keyfini, şeker toplayan, küçüklüklerinin avantajını kullanıp bayram harçlığıyla ceplerini bayram ettiren çocuklar çıkardı…

Bizler aslında ne kadar şanslı insanlarız böyle bir dine mensup olduğumuz için…Yılda birkaç günle sınırlıda olsa insanların bir yerlerde saklı tuttuğu yardımlaşma, paylaşma duyguları bu güzel günlerde ortaya çıkmakta, kendini göstermekte…Ne mutlu bize…Evlerine et girmeyen yoksul sofralar bayrama yaraşırcasına bayram etti bu yılda..

En son verdiğim tatlı tarifinden sonra ben arayı yine baya bir uzatmışım…Bunun nedeni tembellik değil aslında, evde internet yok olduğundan bu yana sitemle pek ilgilenemez olmuştum…Ama artık çalıştığım yerden 5-10 dakikalıkta olsa girebildiğim süre zarfında paylaşımlarıma devam etme gayreti içersinde olacağım inşallah…

Ciğerin görüntüsü tadından daha lezzetli gelir bana…Hazır bayram ertesinde kavurmadan bıkan midelere, Arnavut ciğeriyle de değişik bir bayram lezzeti yaşatabilirsiniz.Tarif geçen yıl katıldığım Ümit Ustayla yemek kursundan…Ümit ustanın eşiyle beraber yapmış sonra cümbür cemaat yemiştik…Güzel bir gündü:))

ARNAVUT CİĞERİ

Malzemeler

700 gr dana ciğer

Tuz

Kekik,karabiber, pul biber

Kızartmak için

Un, sıvıyağ

Yapılışı

Ciğeri çok küçük olmayacak şekilde küp küp doğrayın.

Aynı şeklide patatesleride küp şeklinde doğrayın.

Ciğerleri unlayın fazla ununu süzgeç yardımıyla eleyin.

Kızgın yağda ciğerleri 2-3 dakika kızartıp çıkartın.

Patatesleride kızartıp ciğere ekleyin.

Tuzunu ve baharatlarını ekleyin.

17/11/2008

İŞTE GELDİM BURDAYIM:))GALİBA BEN BU İŞTE BİR ZAMANLAR USTAYDIM:


Hasret sona erdi, ben geldim, sofraları renklendirmeye, mideleri şenlendirmeye, hayatınıza tat tuz lezzet ekelemeye geldim..Nerde kalmıştık demeyeceğim, durup kalmak yok hayatımızda, yola aynen devam…

Sıkılmaca denilen illetten bir an önce kurtulup uzunca bir 4-5 aylık bir aradan sonra benden  herkeslere,gönüllerinde ve midelerinde mutluluk lezzetini hala hissedenlere, yemek severlere; koskocaman, şipşirince bir merhaba,

İlk önceleri heyecanla başladığım yemek yolcuğuna, sonraları sıkılmacalar ve birde internet denilen alışkanlığın evden ve elden yok olmasıyla uzunca bir süreliğine ara vermek zorunda kaldım…

Bu süreç zarfında sitemi çok ama çok özlemişim, yaptığım lezzetleri sizlerle paylaşmayı, yemekler arasında gezinirken kendimden geçmeyi, ağzımdan akan sularla ekrana bağlanmayı ne kadar özlemişim anlatamam…

Küresel krizden kurtuluş çaresi ne diye düşünürken-tüm dünyaya ayak uydurup-, hani hep derlermiş ya yemek yemek, sonrasında gelen kilolarla değil ama yerken verdiği o mutluluk hazzıyla insanı daha bir mesut ediyormuş  diyerek krizede kendimce çareler üretmeye başladım,Ye yedir teorisiyle hareket edip bereketlenen sofralar, sen yedikçe ben doydum diyebilen dostların birlikteliği ne büyük bir bahtiyarlıkmış aslında insan hayatında…Yapın yedirin paylaştıkça çoğalsın sevgimiz, lezzetimiz, bereketimiz…

Yemek yapmayı, yedirmeyi ve yemeyi seven birinin bu paslanmışlıktan bir an önce kurtulması gerektiğini düşünen ben, artık sizlerle olacağım inşallah, yemedeyanındayat dedirtecek lezzetlerle…

Vakit lezzetlerle buluşma vakti, kışın keyfi,krizlerin keyfiJ böyle çıkar galiba…

Tatlı yiyelim, tatlı konuşalım tatlı tatlı devam edelim…

Sıkıldık, yeter artık puf böreğinin baş köşelerde aylardır devam eden saltanatı dediğinizi duyar gibi oldum ve kremalı haşhaşlı tatlıyla yeni bir başlangıca adım atmaya karar verdim…

Hayırlı uğurlu ve afiyet olsun tüm lezzet severlere…

KREMALI HAŞHAŞLI ÇITIR TATLI
malzemeler
3 yumurta

1 su bardağı şeker

1 su bardağı sıvıyağ

1 su bardağı süt

1 su bardağı irmik

1 su bardağı haşhaş tohumu

1,5 veya 2 su bardağı un

1 paket vanilya,1 paket kabartma tozu

Şerbeti

1,5 su bardağı şeker

3 su bardağı su

Kreması için

3 su bardağı süt

2 çorba kaşığı un

5 çorba kaşığı şeker

1 çorba kaşığı labne peyniri

Üzerine

1 poşet krem şanti, haşhaş tohumu

Yapılışı

İlk önce şerbeti hazırlayın, suyu ve şekeri bir tencere koyup 15 dakika kaynatalım.İnmeye yakın birkaç damla limon sıkalım.

Yumurta ve şekeri iyice çırp.

Süt ve sıvıyağı ekle çırpmaya devam et.

İrmiği ve haşhaşı ekle, aldığı kadar unla , kabartma tozunu ve vanilyayıda ekleyerek kek kıvamında bir hamur elde edin.

Yağlanmış orta boyutta bir tepsiye döküp, 180 derecede pişirin.

Keki ilk sıcaklığı çıktıktan sonra soğumuş şerbetle buluşturun.

Krema için, sütü, unu şekeri tencereye alıp karıştırarak pişirelim.Pişen kremaya labne peynirinide ekleyip iyice karıştıralım.

Kekin üzerine hazırladığımız kremayı ilave edip çırptığımız krem şantiyide sürüp haşhaş serpip süsleyelim.Dolapta dinlendirelim.

4/6/2008

PUF BÖREĞİ

Yazın pek hamur işi yenmez, yapılmaz gibi bir kanı vardır kimilerinde..Haksızda sayılmayacak bir kanıdır bu aslında...Malum yaz gelince, diet, rejim sezonuda açılmış olur.

Ama hafta sonlarında, kahvaltı sofralarında böylesi puf puf börekleri sevdiğimiz insanlara yapmalı, hep beraber, sıcacık sohbet eşliğinde çayın yanında çıtır çıtır yiyebilmeliyiz…

Puf böreği yağda kızarmasına karşı gayet hafif hıyır hıyır, ısırdığınızda içi boş, adı gibi puf puf bir börek…Hatta yerken kaç tane yediğinizi bile fark edemeyeceksiniz, benden söylemesi..

Neyse kendimi daha fazla puf börek reklamcısı ;)) gibi hissetmeden bu tarifimi, kendisine kahvaltı şenliği etkinliğine katılacağıma söz verdiğim www.mutfaktayimm.blogspot.com  a gönderiyorum.Kolaylıklar diliyorum ve teşekkür ediyorum daveti için…

PUF BÖREĞİ

Malzemeler

500 gr un

1 adet yumurta

150 gr margarin

1 buçuk su bardağı ılık su(aldığı kadar)

Yarım kahve fincanı sirke

1 tatlı kaşığı tuz

İçi İçin:Beyaz peyniri çatalla ez, 1 adet yumurta, ince kıyılmış yarım demet maydanoz yada dereotuyla karıştır.

Kıymalı iç için:Kuru soğanı kıy, yağda pembeleştir, kıymayı ekle kavur, tuz karabiberle lezzetlendir.

Kızartmak için:Sıvıyağ

Yapılışı:

Elenmiş unun ortasını havuz gibi aç, etrafına tuzu, içinede yumurta ve 50 gr margarini ekle.

Sirke ile alabildiği kadar ılık suyla yoğurmaya başla.

Yoğrulan hamur, kulak memesi kıvamında olacak.

Yumurtadan biraz büyük bezeler koparıp, ıslak bezle örtüp buzdolabında 15-20 dk beklet.

Geri kala yağı tavada erit, bir kaşık yada fırçayla çırp, hafifçe soğut.Yağ beyazlanmış olacak.

Dinlenen bezeleri, 25-30 cm çapında açıp(yemek tabağı kadar) fırçayla yağ sürelim.

Üst üste en az 5 veya altı taneyi aralarına yağ sürerek koyalım.

Aralarındaki yağlar donunca, kenarlarından bastırarak yapıştıralım.

Eğer ortam sıcaksa, buzdolabında bekletelim.

Dinlenen hamuru, tekrar yufka gibi 1-2 mm kalınlığında açalım.

Hazırlanan börek içini, dört parmak aralıklarla yufkanın kenarlarına yerleştirelim.

Yufkanın kenarlarını üzerine katlayıp, yarım daire şeklinde yada mekik şeklinde keselim.

Hamur bitene kadar bu şekilde börekler hazırlayalım.

Hazırlanan bu börekleri, bol kızgın sıvıyağda pembeleşene kadar kızartalım.

Fazla yağını almak için temiz bir kağıt üzerine alıp sıcak servis edelim.

17/5/2008

SAKIZ MUHALLEBİLİ KURABİYE

Uzunca bir süre olmuş blogumla haşır neşir olmayalı …Aslında 10 gün kadar, çokta uzun sayılmaz ama bana nedense pek bir uzun geldi…

Nedense gelmedi içimden tarif eklemek, pc başına oturduğumda ilk yaptığım iş hemen blogumu açmaktı ama bu süre zarfında bunu bile yapmak istemedim…

Galiba yeni bir şeyler yapmak lazım, yaza uygun yeni bir şablon falan aslında harika olur diyeceğim ama yapacak birilerini bulmam şart önce:))

Neyse bu kurabiye adından da anlaşılacağı üzere muhallebili…Aslı sakız muhallebili ama ben koymadım, sevmediğimden mi, yooo hayır o an evde yoktu:))Sakız koymadığım için de, benimkinin adı sadece muhallebili kurabiye oldu, sizin evinizde varsa deneyin sakızlısını bence, tabi seviyorsanız damla sakızı tadını…

Ama lezzeti yine de olağanüstüydü

Muhallebili, kremalı lezzetleri seven biri olunca insan bu kurabiyeyi de haliyle ballandıra ballandıra anlatıveriyor:))Tarif sana mutfağından, tarifin orjinal hamurunda şeker yok, ilk denememde tarife sadık kalarak yapmıştım kurabiyeleri ama hamuru bana biraz tatsız gelmişti…Her ne kadar üzerine pudra şekeride serpilse hamura işlemiyor neticede bende az miktarda hamuruna şeker ilavesinde bulundum..Böyle daha güzel bir tadı oldu…

Son olarak dip not, ekleyeyim bu kurabiyede yoğurt ve muhallebi kullanıldığı için 1-2 gün içinde bayatlamadan tüketilmesi gerekirmiş..

Valla 1-2 güne kalmaz piştiği gün biter benden söylemesi:))

Ayrıca 23.P.D.Ç.S. nin ev sahibeliğini yapan www.deryadanlezzetler.com a daveti için teşekkür ediyor kolaylıklar diliyorum..

SAKIZ MUHALLEBİLİ KURABİYE

Malzemeler

250 gr margarin(oda ısısında)

3 su bardağı un

3 yemek kaşığı yoğurt

Yarım çay kaşığı tuz

Yarım çay bardağı pudra şekeri

Muhallebisi için

Yarım su bardağı süt

1 tepeleme yemek kaşığı un

1 su bardağı toz şeker

1 adet yumurta

1 paket vanilya

1 çay kaşığı damla sakızı (konmasada olur)

Üstü için

Pudra şekeri

Yapılışı

Fırınınızı 170 dereceye ısıtın.

Damla sakızını döverek toz haline getirin.

Bütün hamur malzemelerini karıştırarak elinizi bırakana kadar yoğurun.Hamurun üzerine nemli bir bez örterek yarım saat kadar bekletelim.

Bu arada muhallebisini pişirelim.Bir tencereye süt, un, şeker, yumurta ve vanilyayı koyun.Muhallebi kıvamına gelene kadar 10dk pişirin.Ateşten aldıktan sonra isteğe göre toz damla sakızını ilave edin.Başka bir kaba alıp soğumaya bırakın.

Dinlenen hamuru merdaneyle yarım parmak kalınlığında açın.

Hamurdan su bardağıyla yuvarlak parçalar kesin.

Her hamur parçasına muhallebiden 1 tatlı kaşığı kadarını yayarak sürün ve hamuru yarım ay şeklinde poğaça kapatır gibi kapatın.Kenarlarını elinizle iyice bastırın.

Yağlanmış tepsiye aralıklı dizerek fırında üzerleri hafif pembeleşene kadar 20-25 dk pişirin.

Soğuduktan sonra üzerine pudra şekeri serpin.

5/5/2008

PERDE PİLAVI

Hani belki duymuşunuzdur, derler ya pilav yapmak büyük zanaat diye..özelliklede perde pilavı.. pilavların kraliçesi diyebilirim..Hep ilginç gelmiştir bana hamurun içinde pilavın ne işi var.Aslında garipsememek gerek ekmek arası pilav yiyen insanlar bile var..:)

Bu tarifi katıldığım Ümit usta nın yemek kursunda yapmıştık, o günü unutamıyorum baya bir yorulmuştum..

7-8 çeşit yemek, sürekli ayakta kalmak, birde kış tabi süslü püslü görünelimJ diye sen giy topuklu çizmeleri, yemek yapma aşkıyla 6 saat dur ayakta, eve nasıl düştüğümü bilmiyorum..

Kursumuzun tek erkek böcek kursiyeri, elini mutlaka her işe sokanJ Murat'ın da  diline düşmüştük, yahu şu bayanlar nasıl durur şu topukların üzerinde falan diye baya bir söylenmişti o gün. ama bütün hanımlar aaa ne varmış gayet güzel duruyoruz cevaplamacasında bulunsaktaJ zor oluyor uzun süre bazen gerçekten.İlk ve son giyişimdi zaten o gün ki yorgunluktan sonra..

 Neyse bu pilavın pişerkenki yaydığı koku inanılmaz güzel..Özelliklede hamuruna bayıldım enfes bişey..Hıyır hıyır ilginç bir lezzeti vardı hatta bu hamuru değişik yerlerde de kullanmayı düşünüyorum..

Fazlaca ağır misafir ağırlayacağınız zaman mutlaka denenmesi gereken bir tarif..Yanına çok fazla bir şeye de gerek yok.Tek başına bile yanına bir bardak içecekle yemelere doyamazsınız.

PERDE PİLAVI

Malzemeler

1 adet küçük boy tavuk(1,250 kg kadar)

3 su bardağı pirinç(500gr)

4,5 su bardağı tavuk suyu

Yarım paket margarin

Tuz, karabiber

Hamuru için

3 adet yumurta

1,5 kahve fincanı sıvıyağ

1,5 kahve fincanı yoğurt

2 çorba kaşığı margarin

Aldığı kadar un, tuz

1 su bardağı badem

Yapılışı

Tavuğu, 1 adet dörde bölünmüş soğanla haşlayın.Margarini eritin, pirinci 5 dk kavurun, tavuk suyuyla pilavı kısık ateşte pişirin.Tuzunu, karabiberini ekleyin.Pişen tavuğu parça parça koparıp didikleyip pilava ekleyin.

Hamurun aldığı kadar unla yoğurun.

Biri büyük biri küçük iki bezeye ayırın.Merdaneyle yuvarlak şekilde açın.

Yapacağımız tepsiyi bolca margarinle yağlayın.

Üzerine sıcak suda bekletilmiş kabukları soyulmuş bademleri dizin.Bademlerden pilavın içersinede minik doğrayıp ekleyebilirsiniz.

Bademlerin üzerine hamuru düzgün bir şekilde yerleştirin.İçerisine pişirdiğimiz pilavı ekleyip, üzerinede diğer hamur parçasını düzgünce yerleştirin.

Önceden ısınmış fırında 200 derecede pişirin.

28/4/2008

ÇUBUK KRAKER ve P.D.Ç.S.E.22

cubuk kraker 

Ortaokul ve lise öğrencilik yıllarımda neredeyse her gün tükettiğim bir lezzetti çubuk kraker…Hala daha çay saatlerimin vazgeçilmezi..:)

Malum fiyatının ucuz olmasının yanı sıra lezzeti de damağa hitap edince, benim öğrencilik yıllarımının demirbaş yiyecekleri arasına girmişti…Yedikçe yediren, herkeslere de ikram edilebilen çubuk krakerin bir tek uzun, ince olanını değil; bademini, balıkını ve her bir çeşidini büyük bir zevkle tüketirdim.

Çubuk krakeri önce bir yanından başlayarak katır kutur sesler çıkararak yemesi ayrı bir güzel...Hala  böyle yemekteyim…

Bizim çubuk krakerlerimiz de doyurucu olması ve lezzetiyle tıpkı satılanların tadında oldu…Yalnız biraz kalın, daha çok dietlik yenilen galetalara benzedi gibi…:))Ben çok beğendim, uzun süre durduğunda bile ilk günkü tazeliğini koruyabiliyor ayrıca…

Tarif Oktay Usta'dan

Ayrıca, harika tariflerle, blogunda nefis yemeklere yer veren www.fatostuncay.blogcu.com un porselen demlik çay saati etkinliği davetine çubuk krakerlerimizle iştirak ediyoruz..Kendisine daveti için teşekkür ediyor, kolaylıklar diliyorum…

ÇUBUK KRAKER

Malzemeler

2 su b un

yarım pk kabartma tozu

50 gr margarin

1 su b. buzlu su

1 tatlı kaşığı tuz

1 yumurta sarısı

üzerine çörekotu yada haşhaş yada susam

ve yumurta akı

Yapılışı

Yağ ve yumurta sarısını karıştırın.Buzlu suyu ekleyin ve kulak memesi yumuşaklığından daha sert bir hamur elde edin.

Yağlı kağıt serilmiş tepsiye çubuk şekli verip yumurta akı sürün, susam, çöre otu yada haşhaş serpip önceden ısınmış 230 dereceye ayarlı fırında pişirin.

21/4/2008

KAYMAKLI KAYISI TATLISI

kaymakli kayisi tatlisi

Havalar İstanbulda birkaç gündür hissedilir derecede ısındı..İnsan artık kendini parka, bahçeye, sokağa atmak istiyor...

Bizde geçenlerde annemle ve arkadaşım(adaşım) Canan, annesi, yengesi vs. Emirgan korosuna ciğerlerimize bayram ettirmeye gittik.

Bir de artık gelenekselleşen laleleride seyreylemeyi planlamıştık..

Emirgan Korosu birkaç yıldır gerçekten muhteşem güzellikte...Resmen görsel bir şölen seyrediyorsunuz...Yalnız bu sene lalelerin erken ekilmesinden olsa gerek çok az sayıda lale seyreyleme fırsatı yakaladık, geç kalmışız gitmekte:(..Bizim içinde fotoğraf çekinecek çiçek kalmaması biraz üzücüydü tabi..

lale1

Neyse yeşillik, ağaçlar, sincaplar, Beyaz köşkün bahçesinden boğazı seyreyleme, Sarı köşkte çayı höpürdete höpürdete içerken edilen sohbet, baya bir enerji verdi bizlere...

İstanbul da yaşayıpta gitmeyenler mutlaka gidip görmeli hatta piknik bile yapmalılar...Bir dahaki sefere pikniklik malzemeler hazırlayıp, top oynayacağımız, ip atlayacağımız bir Emirgan gezisi planlıyorum...

Asıl konuya değinmeden olmaz tabi...Kaymaklı kayısı tatlısı, arası kuru meyvelerle hiç yememesine rağmen oluşan bir ön yargıyla iyi olmayan,  pek sıcak bakmadığım bir tatlıydı...Taki böylesi enfes bir görüntü ve lezzetle tanışıncaya kadar...Çayın yanında çerez niyetine atıştırmalık enfes tatlılar...

kaymakli kayisi tatlisi1

KAYMAKLI KAYISI TATLISI

Malzemeler

500 gr kuru kayısı

½ litre su

250 gr toz şeker

200gr kaymak

Yeterince kayısı bademi (çiğ olan badem)

½ çay bardağı çekilmiş antepfıstığı

Yapılışı

Kayısıları suda 1 saat kadar bekletin.

Başka bir tencerede, şekeri ve suyu kaynatıp, orta kıvamda bir şerbet hazırlayın.

Kayısıların suyunu süzüp şerbete ilave edip orta ısılı ateşte kıvama gelene dek pişirelim.

Ocağı söndürüp kayısıların soğumasını bekleyelim.

Bu sırada kayısı bademlerini haşlayıp, kabuklarını soyalım.

Kayısıları şerbetten çıkarıp, içlerine birer adet badem koyalım.

1 çay kaşığı dolusu kaymağı da kayısıların ağız kısımlarına gelecek şekilde içlerine yerleştirelim.

Kaymak kısımlarına, çekilmiş antepfıstığı bulayıp servis tabağına dizelim.

14/4/2008

SUSAMLI TAVUK ve LAHANA SALATASI

Resim 1357

Yaklaşık bir hafta öncesi, hafta sonu Cumartesi günü, evlenip uzak diyarlara giden yeğenimiz Meryem’i, hem evini görmek hem de yeni doğan bebeği Sumeyye'yi, ziyaret etmek amacıyla bilimum arkadaşlarla ve ablalarımla yollara düştük...

Malum İstanbul’un trafiğini, yollarını bilenler bilir, gideceğin yer birde İstanbul’un dışı sayılan Gebze olunca, varın siz düşünün yollarda geçen çileyi, geçmek bilmeyen saatleri…

Neyse, gidiş güzeldi, o otobüsten , o minibüse bin, o taksiden in derken sayısını hatırlayamadığım kadar araça inip bindikten sonra sağ salim vardık Meryemin evine…

Tabi küçüklükten beri araça bindiği anda mide bulantıları başlayan ben, kendinde olmayan bir halle geçirdim misafirlik evresini…

Yedik içtik her şey güzeldi, tabi ben kara kara dönüşü düşünür halde sıraladım lokmaları boğazıma…

Sadede gelecek olursak havanın muhteşem olmasına aldanıp ablamın bütün ikazlarına rağmen-camlar açık cereyan yapıyor hasta olmayız inşallah- , bişey olmaz baksana havaya,mis gibi temiz havalansın nolcak demiştim…

Ertesi gün Pazar günü, sabah boğazımda bir yanma, ve nefes almak için zorlanan bir burun ve ağrıyan bir başla kalkınca, nasıl çarpıldığımı fark ettim…

Bir haftadır, şiddetli grip ve boğaz ağrısı, gözlerden yaş getirten ağrılar derken bugün azda olsa öksürük kalıntılarını yaşamama rağmen çok daha iyiyim.

Annemin, hastaneye doktora gidelim uyarılarını duymazdan gelip, kendimce bulduğum bitkisel yollarla uzunca bir sürede kendime gelebildim…İçtiğim nane limonların, ıhlamurların haddi hesabı yoktur galiba...

Valla Allah kimseye çaresiz hastalık vermesin ve çok dikkat edin bu gribin şiddetlisi insanı mahvediyor ve siz siz olun benim gibi hastaneye girer girmez oranın psikolojisinden etkilenip korktuğundan, gitmemezcilik yapmayın..

Neyse, bir gezi, uzunca süreli, yatakla pek haşır neşir olduğum bir hastalığı yaşamama vesile oldu, baharın gelişiyle birlikte...

Benimde hastalık geveze parmaklarıma yansıdı, blog yazılarına bir haftalık ara verince…

Yemeğe gelecek olursak, Susamlı tavuk ve Lahana salatası, gerçekten hafif ve lezzetli oluyor…

SUSAMLI TAVUK

Malzemeler

3 adet tavuk göğsü

1 adet kuru soğan(rendelenmiş, suyu sıkılmış)

Tuz, karabiber

Kızartmak için:Sıvıyağ

Pane için:Un, 2 yumurta, susam

Yapılışı

2 parmak genişliğinde ve fileto halinde kesilen tavuk etlerini, tuz, karabiber, zeytinyağı ve soğan suyu karışımına bulayıp yarım saat kadar dinlendirelim.

Her bir parça tavuğu, una çırpılmış yumurtaya , susama bulayıp kızgın yağda kızartalım.

Peçete üzerene çıkartıp ara sıcak olarak servis edelim.

KIRMIZI LAHANA SALATASI

Malzemeler

Kırmızı lahana

Sirke

Tuz

Yapılışı

Dış yapraklarını, kök ve damarlarını çıkarttığımız kırmızı lahanayı bol tuz ile ovalım.

Bolca sirke döküp karıştırdıktan sonra 2-3 gün dinlendirelim.

Servis yapacağımız zaman eğer ihtiyaç duyarsanız yıkayarak veya kendi suyu ile servis yapalım.

« Önceki ::
Host unlimited photos at slide.com for FREE! toplist - evden eve nakliyat - evden eve nakliye - site ekle