Wizard Animation gerçek lezzetler - Blogcu


gerçek lezzetler

5/5/2008

PERDE PİLAVI

Hani belki duymuşunuzdur, derler ya pilav yapmak büyük zanaat diye..özelliklede perde pilavı.. pilavların kraliçesi diyebilirim..Hep ilginç gelmiştir bana hamurun içinde pilavın ne işi var.Aslında garipsememek gerek ekmek arası pilav yiyen insanlar bile var..:)

Bu tarifi katıldığım Ümit usta nın yemek kursunda yapmıştık, o günü unutamıyorum baya bir yorulmuştum..

7-8 çeşit yemek, sürekli ayakta kalmak, birde kış tabi süslü püslü görünelimJ diye sen giy topuklu çizmeleri, yemek yapma aşkıyla 6 saat dur ayakta, eve nasıl düştüğümü bilmiyorum..

Kursumuzun tek erkek böcek kursiyeri, elini mutlaka her işe sokanJ Murat'ın da baya diline düşmüştük, yahu şu bayanlar nasıl durur şu topukların üzerinde falan diye baya bir söylenmişti o gün. ama bütün hanımlar aaa ne varmış gayet güzel duruyoruz cevaplamacasında bulunsaktaJ zor oluyor uzun süre bazen.İlk ve son giyişimdi zaten o gün ki yorgunluktan sonra..

 Neyse bu pilavın pişerkenki yaydığı koku inanılmaz güzel..Özelliklede hamuruna bayıldım enfes bişey..Hıyır hıyır ilginç bir lezzeti vardı hatta bu hamuru değişik yerlerde de kullanmayı düşünüyorum..

Fazlaca ağır misafir ağırlayacağınız zaman mutlaka denenmesi gereken bir tarif..Yanına çok fazla bir şeye de gerek yok.Tek başına bile yanına bir bardak içecekle yemelere doyamazsınız.

PERDE PİLAVI

Malzemeler

1 adet küçük boy tavuk(1,250 kg kadar)

3 su bardağı pirinç(500gr)

4,5 su bardağı tavuk suyu

Yarım paket margarin

Tuz, karabiber

Hamuru için

3 adet yumurta

1,5 kahve fincanı sıvıyağ

1,5 kahve fincanı yoğurt

2 çorba kaşığı margarin

Aldığı kadar un, tuz

1 su bardağı badem

Yapılışı

Tavuğu, 1 adet dörde bölünmüş soğanla haşlayın.Margarini eritin, pirinci 5 dk kavurun, tavuk suyuyla pilavı kısık ateşte pişirin.Tuzunu, karabiberini ekleyin.Pişen tavuğu parça parça koparıp didikleyip pilava ekleyin.

Hamurun aldığı kadar unla yoğurun.

Biri büyük biri küçük iki bezeye ayırın.Merdaneyle yuvarlak şekilde açın.

Yapacağımız tepsiyi bolca margarinle yağlayın.

Üzerine sıcak suda bekletilmiş kabukları soyulmuş bademleri dizin.Bademlerden pilavın içersinede minik doğrayıp ekleyebilirsiniz.

Bademlerin üzerine hamuru düzgün bir şekilde yerleştirin.İçerisine pişirdiğimiz pilavı ekleyip, üzerinede diğer hamur parçasını düzgünce yerleştirin.

Önceden ısınmış fırında 200 derecede pişirin.

28/4/2008

ÇUBUK KRAKER ve P.D.Ç.S.E.22

cubuk kraker 

Ortaokul ve lise öğrencilik yıllarımda neredeyse her gün tükettiğim bir lezzetti çubuk kraker…Hala daha çay saatlerimin vazgeçilmezi..:)

Malum fiyatının ucuz olmasının yanı sıra lezzeti de damağa hitap edince, benim öğrencilik yıllarımının demirbaş yiyecekleri arasına girmişti…Yedikçe yediren, herkeslere de ikram edilebilen çubuk krakerin bir tek uzun, ince olanını değil; bademini, balıkını ve her bir çeşidini büyük bir zevkle tüketirdim.

Çubuk krakeri önce bir yanından başlayarak katır kutur sesler çıkararak yemesi ayrı bir güzel...Hala  böyle yemekteyim…

Bizim çubuk krakerlerimiz de doyurucu olması ve lezzetiyle tıpkı satılanların tadında oldu…Yalnız biraz kalın, daha çok dietlik yenilen galetalara benzedi gibi…:))Ben çok beğendim, uzun süre durduğunda bile ilk günkü tazeliğini koruyabiliyor ayrıca…

Tarif Oktay Usta'dan

Ayrıca, harika tariflerle, blogunda nefis yemeklere yer veren www.fatostuncay.blogcu.com un porselen demlik çay saati etkinliği davetine çubuk krakerlerimizle iştirak ediyoruz..Kendisine daveti için teşekkür ediyor, kolaylıklar diliyorum…

ÇUBUK KRAKER

Malzemeler

2 su b un

yarım pk kabartma tozu

50 gr margarin

1 su b. buzlu su

1 tatlı kaşığı tuz

1 yumurta sarısı

üzerine çörekotu yada haşhaş yada susam

ve yumurta akı

Yapılışı

Yağ ve yumurta sarısını karıştırın.Buzlu suyu ekleyin ve kulak memesi yumuşaklığından daha sert bir hamur elde edin.

Yağlı kağıt serilmiş tepsiye çubuk şekli verip yumurta akı sürün, susam, çöre otu yada haşhaş serpip önceden ısınmış 230 dereceye ayarlı fırında pişirin.

21/4/2008

KAYMAKLI KAYISI TATLISI

kaymakli kayisi tatlisi

Havalar İstanbulda birkaç gündür hissedilir derecede ısındı..İnsan artık kendini parka, bahçeye, sokağa atmak istiyor...

Bizde geçenlerde annemle ve arkadaşım(adaşım) Canan, annesi, yengesi vs. Emirgan korosuna ciğerlerimize bayram ettirmeye gittik.

Bir de artık gelenekselleşen laleleride seyreylemeyi planlamıştık..

Emirgan Korosu birkaç yıldır gerçekten muhteşem güzellikte...Resmen görsel bir şölen seyrediyorsunuz...Yalnız bu sene lalelerin erken ekilmesinden olsa gerek çok az sayıda lale seyreyleme fırsatı yakaladık, geç kalmışız gitmekte:(..Bizim içinde fotoğraf çekinecek çiçek kalmaması biraz üzücüydü tabi..

lale1

Neyse yeşillik, ağaçlar, sincaplar, Beyaz köşkün bahçesinden boğazı seyreyleme, Sarı köşkte çayı höpürdete höpürdete içerken edilen sohbet, baya bir enerji verdi bizlere...

İstanbul da yaşayıpta gitmeyenler mutlaka gidip görmeli hatta piknik bile yapmalılar...Bir dahaki sefere pikniklik malzemeler hazırlayıp, top oynayacağımız, ip atlayacağımız bir Emirgan gezisi planlıyorum...

Asıl konuya değinmeden olmaz tabi...Kaymaklı kayısı tatlısı, arası kuru meyvelerle hiç yememesine rağmen oluşan bir ön yargıyla iyi olmayan,  pek sıcak bakmadığım bir tatlıydı...Taki böylesi enfes bir görüntü ve lezzetle tanışıncaya kadar...Çayın yanında çerez niyetine atıştırmalık enfes tatlılar...

kaymakli kayisi tatlisi1

KAYMAKLI KAYISI TATLISI

Malzemeler

500 gr kuru kayısı

½ litre su

250 gr toz şeker

200gr kaymak

Yeterince kayısı bademi (çiğ olan badem)

½ çay bardağı çekilmiş antepfıstığı

Yapılışı

Kayısıları suda 1 saat kadar bekletin.

Başka bir tencerede, şekeri ve suyu kaynatıp, orta kıvamda bir şerbet hazırlayın.

Kayısıların suyunu süzüp şerbete ilave edip orta ısılı ateşte kıvama gelene dek pişirelim.

Ocağı söndürüp kayısıların soğumasını bekleyelim.

Bu sırada kayısı bademlerini haşlayıp, kabuklarını soyalım.

Kayısıları şerbetten çıkarıp, içlerine birer adet badem koyalım.

1 çay kaşığı dolusu kaymağı da kayısıların ağız kısımlarına gelecek şekilde içlerine yerleştirelim.

Kaymak kısımlarına, çekilmiş antepfıstığı bulayıp servis tabağına dizelim.

14/4/2008

SUSAMLI TAVUK ve LAHANA SALATASI

Resim 1357

Yaklaşık bir hafta öncesi, hafta sonu Cumartesi günü, evlenip uzak diyarlara giden yeğenimiz Meryem’i, hem evini görmek hem de yeni doğan bebeği Sumeyye'yi, ziyaret etmek amacıyla bilimum arkadaşlarla ve ablalarımla yollara düştük...

Malum İstanbul’un trafiğini, yollarını bilenler bilir, gideceğin yer birde İstanbul’un dışı sayılan Gebze olunca, varın siz düşünün yollarda geçen çileyi, geçmek bilmeyen saatleri…

Neyse, gidiş güzeldi, o otobüsten , o minibüse bin, o taksiden in derken sayısını hatırlayamadığım kadar araça inip bindikten sonra sağ salim vardık Meryemin evine…

Tabi küçüklükten beri araça bindiği anda mide bulantıları başlayan ben, kendinde olmayan bir halle geçirdim misafirlik evresini…

Yedik içtik her şey güzeldi, tabi ben kara kara dönüşü düşünür halde sıraladım lokmaları boğazıma…

Sadede gelecek olursak havanın muhteşem olmasına aldanıp ablamın bütün ikazlarına rağmen-camlar açık cereyan yapıyor hasta olmayız inşallah- , bişey olmaz baksana havaya,mis gibi temiz havalansın nolcak demiştim…

Ertesi gün Pazar günü, sabah boğazımda bir yanma, ve nefes almak için zorlanan bir burun ve ağrıyan bir başla kalkınca, nasıl çarpıldığımı fark ettim…

Bir haftadır, şiddetli grip ve boğaz ağrısı, gözlerden yaş getirten ağrılar derken bugün azda olsa öksürük kalıntılarını yaşamama rağmen çok daha iyiyim.

Annemin, hastaneye doktora gidelim uyarılarını duymazdan gelip, kendimce bulduğum bitkisel yollarla uzunca bir sürede kendime gelebildim…İçtiğim nane limonların, ıhlamurların haddi hesabı yoktur galiba...

Valla Allah kimseye çaresiz hastalık vermesin ve çok dikkat edin bu gribin şiddetlisi insanı mahvediyor ve siz siz olun benim gibi hastaneye girer girmez oranın psikolojisinden etkilenip korktuğundan, gitmemezcilik yapmayın..

Neyse, bir gezi, uzunca süreli, yatakla pek haşır neşir olduğum bir hastalığı yaşamama vesile oldu, baharın gelişiyle birlikte...

Benimde hastalık geveze parmaklarıma yansıdı, blog yazılarına bir haftalık ara verince…

Yemeğe gelecek olursak, Susamlı tavuk ve Lahana salatası, gerçekten hafif ve lezzetli oluyor…

SUSAMLI TAVUK

Malzemeler

3 adet tavuk göğsü

1 adet kuru soğan(rendelenmiş, suyu sıkılmış)

Tuz, karabiber

Kızartmak için:Sıvıyağ

Pane için:Un, 2 yumurta, susam

Yapılışı

2 parmak genişliğinde ve fileto halinde kesilen tavuk etlerini, tuz, karabiber, zeytinyağı ve soğan suyu karışımına bulayıp yarım saat kadar dinlendirelim.

Her bir parça tavuğu, una çırpılmış yumurtaya , susama bulayıp kızgın yağda kızartalım.

Peçete üzerene çıkartıp ara sıcak olarak servis edelim.

KIRMIZI LAHANA SALATASI

Malzemeler

Kırmızı lahana

Sirke

Tuz

Yapılışı

Dış yapraklarını, kök ve damarlarını çıkarttığımız kırmızı lahanayı bol tuz ile ovalım.

Bolca sirke döküp karıştırdıktan sonra 2-3 gün dinlendirelim.

Servis yapacağımız zaman eğer ihtiyaç duyarsanız yıkayarak veya kendi suyu ile servis yapalım.

6/4/2008

MİNİ PİZZALAR

mini pizzalar

Bu mini pizzalar, gerçekten tek lokmalık, enfes lezzete sahipler...Yapımıda, yemeside gayet pratik ve bir o kadar zevkli…Pizzaseverler için birebir bence bu tarif benim her zaman deneyeceklerim arasına girdi hatta çıkmamacasına…

Neyse bendeki, depresif, blogla ilgilenememe ruh hali devam ederken hala, bir haftalık bir aradan sonra sayısını hatırlayamadığım porselen demlik çay saati etkinliklerine şu anda ev sahibeliği yapan  www.mucizembenibul.blogcu.com un davetine teşekkürlerimide ileterek mini pizzalarımızla katılıyoruz…

Etkinliğin son gününde ancak katılmak için fırsat bulabildik kolaylıklar diliyorum kendisine bu son gününde de…

Tarifteki ölçülere ve püf noktalarına, birebir uyulursa gerçekten pastanede satılan pizzaların lezzetinde nefis mini pizzalarınız olur…

MİNİ PİZZALAR

Malzemeler

1 kg un

50 gr maya

200 gr margarin

75 gr toz şeker

25 gr tuz

1 adet yumurta(akı içine, sarısı üzerine)

400 ml su(yaklaşık iki su bardağı)(siz yinede aldığı kadar kullanın)

İçi İçin

Sucuk, salam, sosis, kaşar peynir, beyaz peynir, zeytin ezmesi, kıyma, patates, ıspanak ve istediğiniz her tür malzeme

Süslemek için

Domates, yeşil biber vb.

Yapılışı

Unun ortasına havuz açın, mayayı ve şekeri ekleyip ılık suyla mayayı eritin.

Üzerine hafif un serpip kabarmasını bekleyin.

Daha sonra diğer malzemeleride ekleyip kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edin.

Yarım saat kadar dinlendirin.

Ceviz büyüklüğünde bezeler yapıp yağlanmış fırın tepsisine aralıklı olarak yerleştirin.

Daha sonra çay bardağının alt kısmıyla hamurları bastırın,(bu yöntem gerçekten super) kenarları kalkık tabak görünümünde olacaklardır.Çatallada hamurun orta kısmının kabarmaması için delikler atın.

Kenarlarına yumurta sarısı sürün.

Ve dilediğiniz malzemelerle hamurların içersini doldurun.Biz sucuk, sosis, ve kaşar rendesi üçlüsünü kullandık.

Bir 10 dk kadarda tepsi mayası için bekletip önceden ısıtılmış orta dereceli fırında pişirin.

29/3/2008

GAZİANTEP USULÜ KABAK MUSAKKA

Bu aralar pek blogumla ilgilenemiyorum.

Eski heves ve heyecanım kalmadı gibi bişiy…Önceleri üç dört  günde bir, hatta gün aşırı yemek  eklerdim…

O sıralar nedense yeni tarifler eklemek, güncellemek heyecan veriyordu bana…

Şimdi bir hafta sonra, ancak kendimde bu isteği bulabiliyorum…

Bahar mı çarptı nedir beni?:)

Neyse, gittiği yere kadar gidecek bu blog işi…Başladık, yarı yolda kalmayacak Allahın izniyle…

Benim kabak sevgim inanılmazdır, her türlüsünü severek yerim…Bu özel yöresel, pratik kabak yemeğide, böylesi bir lezzet…

GAZİANTEP USULÜ KABAK MUSAKKA

Malzemeler

1kg sakız kabak

500 gr orta yağlı kıyma

2 adet yeşil biber

3 orta boy kuru soğan

3 adet orta boy domates

1 çorba kaşığı salça(domates- biber karışık)

100 gr margarin

tuz, karabiber, kırmızı pul biber

Yapılışı

Kabakları yıkayalım, bir parmak kalınlığında halka halka doğrayalım.

Daha sonra sıvıyağda arkalı önlü kızartalım.

Soğanları küp küp doğrayalım.Yağda kıyma ile birlikte kavuralım.biberleride doğrayıp ekleyelim.salçasınıda ekleyip bir çay bardağı kadarda su ekleyip kaynatalım.tuzunu, baharatlarınıda ekleyip ocaktan alalım.

Kızarttığımız kabakları orta boy bir tepsiye dizelim.Üzerine kıymalı harcı dökelim.

Daha sonra bir domatesi halka halka kesip üzerine döşeyelim.

Fırında domatesler biraz kızarıncaya kadar pişirelim.

22/3/2008

SÜTLAÇ FIRIN

Sütlü tatlılara tabiri caizse bayılırım..En sevdiğim tatlılardandır sütlaç…Özellikle, normal ocakta pişeninin haricinde böyle fırında pişirilenini de çok severim.Üzeri kızarık hafif kazandibi tadında nefis olur…

Tatlısız çay saatide olmaz diyerek, fırında pişen sütlaçlarımızla www.yemekguncesi.blogcu.com un ev sahibeliğini yaptığı porselen demlik çay saati etkinliğine katılıyoruz..Kolaylıklar dileyip bizleri de davet ettiği için teşekkürlerimi iletiyorum..

SÜTLAÇ FIRIN

Malzemeler

1,5 litre süt

300 gr toz şeker

3 çorba kaşığı kırık pirinç

1,5 çorba kaşığı nişasta

1,5 çorba kaşığı pirinç unu

2 su bardağı su(pirinci haşlamak için)

1 su bardağı su(pirinç ununu ve nişastayı sulandırmak için)

2 adet yumurta sarısı

1 çay kaşığı tuz

Yapılışı

İlk iş sütü kaynatalım.

Pirinçleri yıkayıp iyice yumuşak bir hal alıncaya kadar haşlayalım.

Kaynayan sütü ve tuzu da ilave edip kaynatalım..

Pirinç unu ve nişastayı karıştırıp sicim gibi akıttığımız 1 su bardağı su ile açalım.

Bu karışımı kaynamakta olan tencereye yavaşça katıp, bir yandan da hızlıca karıştıralım.

8-10 dk sonra şekeri de ekleyip boza kıvamına gelene dek pişirelim.

Yumurta sarılarını bir kase sütlaç ile çırpıp karıştırarak tekrar tencereye ilave edelim.

Fırına dayanıklı kase yada güveçlere dolduralım.

Kaseleri kenarlı bir tepsiye dizip, tepsiye iki parmak kadar su ilave ederek, önceden ısıtılmış 200 derecedeki fırında üzerleri kızarıncaya dek pişirelim.

16/3/2008

ÖRGÜ ÇÖREK

Şekil olarak bir çoğumuz aaa bu, paskalya çöreğine benziyor falan demiştik…

Görüntüsü benziyor ama tadı hiçte öyle değil…İçindeki kaşar peynirinin ve pul biberin lezzeti  inanılmaz yakışıyor diyebilirim…

Ayrıca çok geç kalmış gibi görünsekte son gününde www.kadininmutfagi.blogcu.com un porselen demlik çay saati etkinliğine örgü çöreklerimizle davete mutlaka icabet eldir dusturuyla katılıyoruz..

Kolaylıklar diliyorum ve teşekkür ediyorum bizleride davet ettiği için…

ÖRGÜ ÇÖREK

Malzemeler

Yarım kibrit kutusu kadar yaşmaya

1 tatlı kaşığı şeker

2 yumurta

2 çay bardağı süt

1 çay bardağı sıvıyağ

2 su bardağı kaşar rendesi

1 tatlı kaşığı tuz

Yarım tatlı kaşığı pul biber

Aldığı kadar un

Üzeri için, çörek otu

Yapılışı

Kaşar rendesi hariç bütün malzemeleri yoğurun.

Daha sonra kaşar rendesini ekleyip tekrar yoğurun.

Hamuru 1 saat kadar dinlendirin.

16 parçaya bölün, her parçayıda üçe bölün, örgü yapın.

20dk daha dinlendirin.üzerine yumurta sarısı ve çörek otu serpip 190 derecedeki önceden ısınmış fırında pişirin.

10/3/2008

MAŞKO

İşkembe çorbası yapacağımız bir günde kasaplarda işkembe bulamayınca yalancı işkembe diye de adlandırılan Maşkoyu yaptık…

Çorbasız günüm geçmez,uzunca bir süredir çorba tarifi yayınlamadığımı fark edince lezzetini ve ismini çok sevdiğim bu çorbayı sizlerle paylaşmak istedim…

Pratik ve kokusuz işkembe yemek isteyenler için birebir…

Allah tan o gün bulamamışız kasaplarda  işkembe yoksa bu enfes lezzetle tanışamayacaktık…Çünkü ben işkembeden de kokusundan da hiç haz etmeyen, piştiği ortamı bile terk eden biri olarak bu çorbaya, tabiri caizse bayıldım…

Selanik yöresine ait bir yemek olup "Tavuk Paçası" diyede adlandırılıyor...

MAŞKO

Malzemeler

1 adet tavuk küçüklerinden(1300-1500gr arası)

1 adet kuru soğan

3 çorba kaşığı un

½ paket tere yağ

Tuz

Üzerine dökmek için

1 çay bardağı sirke, 6 diş dövülmüş sarımsak

50 gr tereyağı, 1 tatlı kaşığı kırmızı pul biber

Yapılışı

Temizlediğimiz ve yıkadığımız tavuğu, dörde böldüğümüz soğan, tuz ve üzerine çıkacak üç parmak suyla haşlayalım.

Piştikten sonra suyunu bir kenara ayırıp, tavuğun soğumasını bekleyelim.

Soğuttuğumuz tavuğun kemiklerini ayıklayıp parmak ucu büyüklüğünde parçalara ayıralım.

Unu yağda pembeleştirdikten sonra yeterince tavuk suyu ilavesiyle gevşetelim.

Tavuk etlerini tencereye ekleyip biraz koyulaşana kadar kaynatalım.

Servis yaparken üzerine tereyağında kızdırdığımız pul biberi ve ezilmiş sarımsakla birlikte karıştırdığımız sirke ilavesinde bulunalım arzuya göre…..

5/3/2008

PATATES PÜRELİ KOL BÖREĞİ

Patates püresini ve böreği de seviyorsanız bu ikisi bir arada lezzet tam sizlik..

www.sefertasi.blogcu.com un porselen demlik çay saati etkinliği davetine teşekkür edip kolaylıklar dileyerek patates püreli kol böreğiyle katılıyoruz...

PATATES PÜRELİ KOL BÖREĞİ

Malzemeler

6 adet yufka

5-6 adet orta boy patates

250 gr beyaz peynir

500 gr süt

2 adet yumurta

½ paket margarin

Tuz, karabiber, pul biber

Yapılışı

Patatesleri yıkayıp, kabuklu olarak haşlayalım.Soyduktan sonra rendeleyelim.

İçine yeterince tuzu ve baharatlarını çeyrek paket margarini, yarım su bardağı sütü ve beyaz peyniri de ekleyip karıştıralım.

Her bir yufkayı ortadan ikiye kesip yarım ay şekli elde edelim.

Düz ve geniş kısmına içten sürüp saralım.

Yağladığımız tepsiye kol böreği şeklinde uzunlamasına yerleştirelim.

Geri kalan sütü ve yumurtaları, kalan erittiğimiz çeyrek paket margarin yağı ile ılıştırıp, tepsinin üzerine dökelim.

Önceden ısıtılmış 200 derecedeki fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirelim.

Böreğin yumuşak düşmesini istiyorsanız fırından çıkar çıkmaz üzerini kapatabilirsiniz.

« Önceki :: Sonraki »
Host unlimited photos at slide.com for FREE!