BALKABAKLI KALPLİ PASTA VE SEVGİ GÜNÜ...
14 Şubat sevgi gününün hikayesini bilmeyenimiz yoktur bu nedenle özel oluşuna saygı duyarak ama her günümüzün, anımızın sevmeyi unutmadan geçmesini dileyerek ulaştığım herkese kutlu olsun diyorum..
Kolayca yapılan, benim yemekten pek bir keyif aldığım süslü ama hafif bir pastayla sevdiklerinizle birlikte her zaman tatlı tatlı sürecek ağız tatları dileğiyle…
Tatlıyla başlayalım ve günümüz, her anımız sevdiklerimizle birlikte hep böyle sürsün…
Bir de, yapılması ücrete tabi olmayan, bir Muammer Erkul yazısıyla paylaşımda bulunmak istiyorum bugün için...
SENİ SEVİYORUM…
Denemesi bedava.Buyrun, alın telefonu.Ve aklınıza gelen sevdiğiniz birini arayın.Deyin ki:
-Heey, falanca ...Daha önce galiba hiç söylememiştim.Ama fırsat bu fırsat.Şimdi söylemezsem ne zaman söyleyeceğim ki?Ben seni çok seviyorum.
Denemesi bedava.Buyrun, alın telefonu.Ve aklınıza gelen sevdiğiniz birini arayın.Deyin ki:
-Heey, falanca ...Daha önce galiba hiç söylememiştim.Ama fırsat bu fırsat.Şimdi söylemezsem ne zaman söyleyeceğim ki?Ben seni çok seviyorum.
Önce size bir suskunluk ikram edilecek!Acele etmeyin, bekleyin.Karşınızdakini "tıkayan" endişenin, merakın ve şaşkınlığın dağılması epey zaman alacak.Buna hazır olun...
Bir ard niyetiniz olmadığını anlayabilirse, sevdiğinizin içi "kıpır kıpır" olacak ve siz onun gözünde ; kendisinin sizin gözünüzde olmasını istediği şekle bürüneceksiniz.
Artık size, onun yüreğinde ölüm yok.
Ama bunu yapamazsınız değil mi?...Çünkü ne büyük bir "ayıp" ve ne büyük bir "hafiflik"tir.
Öyle mi?
Sevilmek hoşumuza gider her zaman.
Ama sevmekten ödümüz çıkar.Hele hele sevdiğimizi söylemekten...
Ölmek daha kolaydır bu "rengimizi değiştiren" itiraftan...
Gururumuzu paspas ettiğimizi düşünürüz,"erkekliğe" sığdıramayız...Kadın da olsak, erkek de olsak dilimiz varmaz o cümleyi söylemeye.
"Seni seviyorum"daki iki kelimeyi, birer "harakiri" kılıcı gibi kendimize saplamaya gücümüz yetmez!...
Ana-babamız bizden bu lafı duymadan vefat ederler.Karımız-kocamız sevildiklerini öğrenemeden yıllar geçer.Çocuklarımız ise bu "ayıp" lafın"söylenebilir" olduğundan habersiz büyürler ve birer "biz" olurlar!
Hadi bana örnekler gösterin.
Deyin ki; falan insan sevildiğini duymak istemiyor!...
Israrla tavsiye ediyorum.
Bugün benim için fazladan bir kişiye, veya en azından bir defa fazla "SEVDİĞİNİZİ" söyleyin.
Bu günah değil, ayıp değil...İçimizde katılaşmış bir yanılgı sadece...Hafiflik hiç değil.
Lütfen düşünür müsünüz; her gün bu ülkede (fazladan)yetmiş milyon kere :
"SENİ SEVİYORUM" çıksaydı insanların ağzından.
Lütfen düşünür müsünüz, neler değişirdi!...
BALKABAKLI KALPLİ PASTA
Püre haline getirilip soğumaya bırakılır.(1 çorba kaşığı kadar ayrılır süslemek için.)
Daha sonra içerisine 1 paket petibör bisküvi ufacık kırılır ve karıştırılır.
İstenirse içine kıyılmış ceviz de ilave edilebilir.
Kalpli kelepçeli kalıbın içerisine balkabaklı bisküvili karışım dökülür.
Üzerine 1 su bardağı sütle 1 poşet kremşanti çırpılıp yarısı dökülür.
Kalan yarısı sıkma torbasına koyulup pasta kenarları süslenir.
Ceviz ve fıstık yardımıyla ve kabak püresinden ayırdığımız bir kaşık püreyle pastanın ortasına da kalpli süslemeler yapılır.
Bir iki saat dolap dinlenmesinden sonra kalıpı dikkatlice çıkaralım.
İsterseniz kenarlarına ceviz serpiştirebilirsiniz.
























Ama en kısa zamanda sizleri mahrum bırakmayacağım , bu lezzetten ve tabiki muhteşem görüntüden…
toplist - evden eve nakliyat - evden eve nakliye - site ekle